350 Puan Kaçıncı Sıralama? Bir Anın Derinliği
Kayseri’nin o soğuk sabahlarından biriydi. Havanın her zamanki sertliği, ruhumu biraz daha sıkıştırıyordu. Öğleye doğru dışarı çıkmak zorunda kaldım, ama o günün içinde bir gariplik vardı. Bir sınavın sonuçları açıklanacaktı. Sınav demişken, asıl mesele 350 puanın kaçıncı sıralama olduğuydu. Bu sayılar, rakamlar, hepsi kafamda dönüp duruyordu. Ama o an bir şey fark ettim: Sonuçlardan önce asıl sınav içimdeydi. Heyecan, umut, korku… Hepsi birbirine karışmıştı.
Bekleyişin Hızla Geçen Zamanı
Günlerce düşünmüştüm. O kadar çalışmıştım ki. Kendi kendime hep derdim, “Evet, bu sefer kesin başarırım.” O sabah kalktım ve gözlerimi yeni açarken aklımda yalnızca bir şey vardı: 350 puan kaçıncı sıralama? Telefonumu elime aldım, ekranı açtım. İçimde bir burukluk vardı. Sınav sonuçları henüz açıklanmamıştı, ama o kadar sık kontrol ettiğim sayfa, sanki gözlerimi kamaştırıyordu. Her tıklamamda, bir umut belirdi, sonra kayboluyordu.
Okuldan arkadaşım İsmail’le bir araya geldiğimizde, gözlerimdeki o belirsizlik onun da farkını gösterdi. “Ne olacak, hazır mısın?” diye sordu. Benim için bu, sadece puan değil, bir anlam taşıyordu. İçimdeki heyecanı paylaşacak kimse yoktu. Her şey bir soru işareti gibiydi. “350 puan kaçıncı sıralama?” diye tekrar mırıldandım. O an ne düşündüğümü, ne hissettiğimi ben bile bilmiyordum. Umut ve kaygı arasında sıkışmıştım.
Bir Sonuç, Bir Duygu Fırtınası
Sonra, beklenen an geldi. Telefonum çaldı ve bir ses: “Sonuçlar açıklandı.” Hızla telefonumu açtım, sayfaya girdim. Gözlerim ekrandaki rakamları tararken, saniyeler bana saat gibi geldi. O an, zaman sanki durdu. 350 puan… Bir an, ne demek istediğimi bilmedim. Ekranda sıralamayı gördüğümde içimde bir boşluk oluştu. 350 puan kaçıncı sıralama olmuştu? Beklediğim gibi değil. Umut ettiğim gibi değil.
350 puan… Evet, tahmin ettiğimden daha yüksek bir sıralamaydı, ama içimde bir burukluk vardı. Bu rakam, içimdeki hayal kırıklığını tam olarak ifade etmiyordu. Kendimi hep en iyisi için hazırlamıştım, ama yine de yeterince “iyi” olamamıştım. O an tüm duygular birbirine karıştı. İleriye yönelik büyük planlarım vardı, bu sonuç o kadar önemliydi. Ama bir yandan da, 350 puan daha iyisi olmalıydı, değil mi? Kendimi tekrar soruların ortasında buldum: “Daha ne yapabilirdim? Belki daha çok çalışmalıydım…” Ama bunlar geçerli değildi, çünkü puan ne olursa olsun, yaşadığım duygular gerçekti.
Hayal Kırıklığı ve Yeni Bir Başlangıç
O an her şeyin, her rakamın bir anlamı olduğunu fark ettim. 350 puan kaçıncı sıralama? Belki önemsizdi, belki de çok önemliydi. Ama bu sorunun cevabını öğrenmek, içimdeki duyguları daha iyi anlamama yardımcı oldu. Şimdi düşündüğümde, 350 puan bana kaybedilmiş bir şey gibi geliyordu. Ama kaybettiğimi sandığım şeyin aslında bana yeni bir şey kazandırdığını, bir derste öğrettiğini fark ettim. Bu puan, sadece bir rakamdı ama duygularımın arkasındaki anlamı çözmek çok daha önemliydi. Ve belki de asıl sınav, işte o duyguların içinde gizliydi.
Şimdi geriye dönüp bakınca, “350 puan kaçıncı sıralama?” sorusunun sadece sayılardan ibaret olmadığını, bunun aslında bir yolculuğun parçası olduğunu kabul ediyorum. Belki de bu sıralama beni bugüne getirdi, bu duygusal yolda beni şekillendiren şeylerdi. Önemli olan, bu yolculuğun sonunda ne olacağıydı. Ve ben, yine de bir umutla, yoluma devam ediyorum.