İçeriğe geç

İngilizcede Hello yerine ne kullanılır ?

İngilizcede “Hello” Yerine Ne Kullanılır?

Hayat bir türlü tekdüze olamıyor, değil mi? Sürekli aynı şeyleri yapmak, aynı şeyleri söylemek, aynı insanlarla aynı konuşmaları yapmak… Bazen, rutinlerden kurtulmak gerekiyor. Ve işte tam bu noktada, “Hello” yerine ne kullanacağımız sorusu devreye giriyor. Çünkü, birisiyle ilk kez karşılaştığında ya da uzun zamandır görmediğin birini gördüğünde “Hello” demek, bir noktada çok sıkıcı olabiliyor. Hadi gel, İngilizce selamlaşmanın yaratıcı, komik ve bazen de absürd haline bir yolculuğa çıkalım!

“Hello” demek yerine ne diyoruz, neden?

Yoksa bir şey mi oldu? Neden “Hello” dedikçe kendimizi bir robot gibi hissediyoruz? Yani, ben bile bazen birine “Hello” dediğimde içimde bir his uyanıyor: “Bunu bana yazdıran bir yapay zekâ olmalı.” Ama sonra diyorum ki, “Tamam, bu kadar da kasma. Hem sonuçta bunu en son ne zaman düşündün, hatırlamıyorsun bile.” O zaman biraz rahatlıyoruz, değil mi? Ama durun, bir dakika! Hadi, şimdi “Hello” yerine ne kullanabileceğimize bakalım.

1. “Hey” – Gündelik, doğal ve samimi!

İzmir’de yaşayan biri olarak, “Hey” demek, sanki dilimde normalleşmiş bir kelime. Öyle ki, biriyle bir kafede karşılaştığımda, hemen “Hey, nasılsın?” demek yerleşmiş bir alışkanlık. Yani, bu kelime tam olarak “Hello”nun daha rahat, daha samimi halidir. İngilizceyi öğrenenler için “Hey” kullanmak da, dil öğrenmenin keyifli anlarından biri olabilir. Hadi gelin, sahneye bir tane mini diyalog koyayım:

Ben: “Hey, naber?”

Arkadaşım: “İyi, sende?”

Ben: “Şu an sana selam verme kısmında sıkıntı yaşadım da, bir türlü Hello diyemedim.”

Yani, bazen her şeyin başı “Hey”de bitiyor! Hem zaten, ne kadar ciddi olabilirsin ki, birine “Hey!” dediğinde? İnsanın içi rahatlıyor.

2. “What’s up?” – Hadi, gel gülümse!

Evet, şimdi sahnede “What’s up?” var. Bu, “Hey” ile benzer şekilde rahat ama bir tık daha modern ve enerjik bir ifade. “What’s up?” demek, “N’aber?” demek gibi ama daha cool. Eğer İngilizce konuşan arkadaşlarınla bir şekilde tanıştıysan, bir noktada bu ifadeyi de duydun, değil mi? Hadi, yine kısacık bir diyalog üzerinden gidelim:

Ben: “Yo, what’s up?”

Arkadaşım: “Just chilling. You?”

Ben: “Sadece bugün de bir şeyler yazacağım, aklımda deli fikirler var. Kafamı kurcalıyor!”

Bunu diyorum ama tam olarak ne demek istediğimi ben de bilmiyorum. Bazen, “What’s up?” demek, sanki bir şeyler yapıyormuş gibi hissettiriyor. Ama gerçekte o kadar da büyük bir şey yok. Belki bir kahve içiyorsundur, belki de hiçbir şey yapmıyorsundur. Ama işte önemli olan, bunu söylerken suratının ifadesi!

3. “Howdy!” – Ne kadar Amerikalı oldum!

Amerikalıların en sevdiklerinden biri “Howdy!” ifadesidir. Bu kelime, “Hello”dan biraz daha nostaljik, biraz da western havası katan bir kelimedir. Yani, sana da “Howdy!” dediğimde, şapka takıp kovboy gibi davranmaya başlayabilirim. Ama tabii ki bunu günlük hayatta kullanmak biraz ilginç olabilir. Herkesin “Howdy!” dediğinde ne demek istediğini anlamayabileceğini göz önünde bulundurmalısın.

Örneğin, bir arkadaşım bana “Howdy” dediğinde, biraz önce western dizisinde mi takılıyordum yoksa bir film çekiminin içinde miyim diye düşündüm. Ama sonra, bu kelimenin de aslında eğlenceli ve farklı bir seçenek olduğunu fark ettim. Gelin bir örnek daha verelim:

Ben: “Howdy, partner! Nasılsın?”

Arkadaşım: “What in the world… Where is my cowboy hat?”

Bunu dedikten sonra, “Howdy!”nin ne kadar eğlenceli olabileceğini anladım. Gerçekten Amerikalı gibi hissediyorum!

4. “What’s going on?” – Derin konuşmaların başlangıcı

Şimdi sırada bir başka yaratıcı seçenek var: “What’s going on?”. Bu cümle, genellikle çok ciddi bir şeye başlamadan önce kullanılır. Yani, bir şekilde “Hello” yerine insanlara daha fazla derinlik hissettiriyor. Ama ben, bazen kendimi düşündüğümde, “Ya, ben ne anlatıyorum şu an?” diye de soruyorum. Çünkü bazen insanın bu kadar derin bir soru sorması gerekmiyor.

Diyelim ki bir arkadaşınla uzun zaman sonra karşılaştın. Normalde “Hello” diyecekken, onu kırmamak için derin bir şekilde “What’s going on?” diyebilirsin.

Ben: “What’s going on?”

Arkadaşım: “Ya, seni bir türlü bulamadım. Nerelerdeydin?”

Ben: “Vallahi kafayı yiyordum, hayatımda ilk defa gerçekten bir şeyleri düşünmeye başladım.”

Bunu demek, bazen gülünç olabilir ama işte tam da bu sebeple bazen eğlenceli.

5. “Yo!” – Nereye gidiyorsun, hızla!

“Yo!” diye bir şey var, değil mi? Bunu genellikle spor salonu ortamlarında ya da genç arkadaş gruplarında çok sık duyarsınız. Ama bir de bu kelimeyi, yavaşça anlamaya çalışan bir yetişkin var. Benim gibi. Hani, her “Yo!” dediğinde biraz garip hissediyorsunuz ama sonunda bir şekilde insanın ruhunda bir “Yo!” patlaması oluyor. Bir nevi büyüdükçe, içindeki “Yo!”yu keşfediyorsun.

Ben: “Yo!”

Arkadaşım: “Ne yapıyorsun? Bugün biraz rahat ol!”

Ben: “Bir şeyler yapmaya çalışıyorum ama içinde çok fazla Yo var.”

Bunu dedikten sonra, gerçekten ne demek istediğimi anlamış olabilirim.

6. “Hiya!” – Biraz daha samimi!

“Hiya!” da İngilizler arasında oldukça yaygın bir selamlaşma şeklidir. Biraz daha samimi ve sevimli bir hava katıyor. Tabii ki “Hiya!” demek, çok da aşırı resmi olmayan bir ortamda kullanılabilir. Ama bir gün ofiste patronunuza “Hiya!” demek isterseniz, dikkat edin! Bu biraz garip olabilir.

Böyle bir diyaloğa girebiliriz:

Ben: “Hiya! Nasılsın?”

Arkadaşım: “İyi, ya sen?”

Ben: “Eh, işte… Biraz hayatta takıldım.”

Bunu dedikten sonra ne kadar da sevimli olduğumu düşünüyorum. Ve tabii ki, “Hiya!” diyen biri, sanki iyi biriymiş gibi hissettiriyor.

Sonuç: İngilizceyi biraz da eğlenceli hale getirelim

Evet, aslında İngilizce’de “Hello” yerine kullanabileceğimiz çok şey var! Bu yazıda sıradan selamlaşmaların ötesine geçip, hayatımıza biraz eğlence katmaya çalıştık. Her zaman bildik ve standart “Hello” demek yerine, biraz daha farklı, daha rahat ifadeler kullanmak, sosyal ortamda seni bir adım öne çıkarabilir. Hem insanlara kendini daha özgür hissettirebilir, hem de komik anlar yaratabilirsin.

Sonuçta, dil sadece iletişim aracı değil, aynı zamanda ruh halimizin bir yansımasıdır. Kimi zaman bir “Howdy!” ile kafamızda kovboy hayalleri kurarken, bir “Yo!” ile gençlik enerjimizi dışa vururuz. Hangi ifadeyi kullanırsak kullanalım, esas önemli olan, içimizden geldiği gibi, rahatça konuşabilmek. Hem kim bilir, belki bir gün birisi sana “Howdy!” dediğinde, tam da kovboy gibi hissedersin…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://piabellaguncel.com/Türkçe Forum