KPSS ÖABT Hangi Dersler? Hayatın Gerçekleri ve Sınavın Komik Yüzü
İzmir’de yaşıyorum. Her gün, güne başlarken “Bugün en verimli günüm olacak!” diyerek kalkıyor, ama 10 dakika sonra kahvemi içerken “Bugün de nasıl olsa KPSS ÖABT hangi dersler? sorusuna bir cevap bulurum” diye düşünüyorum. Bir yandan eğlenirken, diğer yandan bu sınavın üzerimde yarattığı baskı da cabası. Ama ne yapalım? Sınav da bir yandan yaşamın parçası. Şimdi biraz derin bir nefes alalım ve bu KPSS ÖABT işini ciddiyetle ama aynı zamanda mizahi bir şekilde konuşalım.
KPSS ÖABT: O Sınav Ne Kadar Korkutucu Olabilir ki?
Sınavın adı “KPSS” ama ben ona bazen “Kaderin Pençesi, Sınıfın Sıkıntısı” diyorum. Neyse, OABT (Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi) kısmı… İşte asıl olay burada başlıyor. Tam olarak hangi derslerden oluşuyor, diye sorarsanız… İşte burada işler karışıyor. KPSS ÖABT hangi dersler var? Çok iyi bir soru, gerçekten. Bunu sormak, İzmir’de bakkaldan ekmek almak kadar önemli! Sonuçta ekmek olmadan yaşanmaz, sınav olmadan da… biraz sıkılırız tabii.
Hadi başlayalım: KPSS ÖABT genellikle alanınıza göre farklı derslerle şekilleniyor. Öğretmenlik yapmak isteyenler için, kendi alanlarına özgü dersler var. Mesela; Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler… Ne yazık ki, bu kadar basit değil. Bu derslerin her biri, sabahları giydiğimiz yeni kıyafetler gibi, biraz tanıdık ama içinde saklı bir ‘zorluk’ var.
Türkçe: Türkçeyi Sevmek Zor, Ama Herkes Sevmek Zorunda
Türkçe, bir noktada “Evet, ben bir dilciyim, her şeyin doğru yazılması gerekir” diyecek kadar ciddi oluyorsunuz. Ama sonra yazım hatalarını bulmaya çalışırken, “Ya ben bu kadar zaman ne yaptım?” diye kendinizi sorguluyorsunuz. Dil bilgisi, edebiyat, sözcük türleri… Yani, o kadar çok kural var ki, bazen bir kitabı bitirip Türkçe’yi yeniden sıfırdan öğreniyorsunuz. Ama ne yapalım, işte KPSS ÖABT, hayatımızı şekillendiriyor. O yüzden Türkçeyi, edebiyatı sevmeseniz de kabul ediyorsunuz. “Yapacak bir şey yok, öğrenciye en iyi Türkçeyi ben öğretirim” diyorsunuz ve derin bir iç geçiyorsunuz.
Matematik: “X + Y = Z’yi Nerede Görsün?”
Matematik dersine gelince… Beni burada gerçekten anlamanızı istiyorum. Bu ders, bir noktada kişisel bir savaş alanına dönüşebiliyor. Çözümleme yaparken “X’i bulamıyorum, acaba X’in kaybolduğu yeri de mi kaybettim?” diye soruyor insan. Ama sonra çözümleme başlıyor ve birden “Evet, X oradaydı, Y ise gerçekte Z idi!” diyorsunuz. Biraz deli bir his! Matematikçiler arasında şöyle bir laf vardır: “Matematik çok güzeldir, ama insanları biraz zorlar.” Gerçekten de zorlanıyor insan. Kendi iç dünyanızda sayılarla savaşıp, sonunda şu hayali başarıyı yakalamak bir hayli keyifli.
“Ne zaman bu kadar çok sayıyı ezberledim?” diye sormayın! Aslında ben de her gün bu soruyu soruyorum. KPSS ÖABT hangi dersler arasında Matematik varsa, onu geçmek için sabah akşam bir şeyler çize çize uğraşıyoruz.
Fen Bilimleri: Kimyadan Fizik, Fizikten Fen!
Beni tanıyanlar, kimya ve fiziğin bir arada bulunduğu bu dersin neden bana “Fen” diye hitap edilmesine dair uzun bir sohbet açmalarını hep isterler. Fen, gerçekten kendi içinde bir karmaşa. Kimya, bir miktar “buharlaşalım mı?” dediğinizde pek de sabırlı değil. Fiziği anlamaya çalışırken ise “Evet, evet! Bu kadar yerçekimi var, işte bu kadar kuvvet, şimdi ispatlıyoruz!” diyorsunuz. Fen Bilimleri, KPSS ÖABT hangi dersler içinde olduğunuza karar vermeniz açısından çok önemli bir sınav. Eğer bu ders size çekici geliyorsa, bilin ki fen lisesinden mezun olmuş olma şansınız artıyor, ama daha fazla soru da hazırlamanız gerekecek.
Sınavda “Deneyler” kısmı gerçekten kafa karıştırıcı olabilir. Ama nasıl ki annem bana yemek tarifini her seferinde değiştirdiğinde denemeyi seviyorsam, burada da yanlış yaparak öğreniyoruz. Yine de “Fizik olayları çözmenin verdiği o haz” diye bir şey var. Kısacası, Fen Bilimleri dersinden geçebilmek için önce bilimsel yaklaşımı içselleştirmeniz gerekiyor.
Sosyal Bilgiler: Tarihi ve Coğrafyayı Keşfetmek
Gelelim Sosyal Bilgiler dersine. Tam olarak zaman yolculuğuna çıktığınız, eski çağlardan yeni çağlara doğru bir serüvene adım attığınız ders. Geçmişi keşfetmek bazen korkutucu olabiliyor, çünkü tarih dersinde “Ne zaman bu kadar bilgi öğrendik?” diye sürekli kendinizi sorguluyorsunuz. Bir yandan Konfüçyüs’ün söyledikleri, diğer yandan Roma İmparatorluğu’nun çöküşü arasında gidip gelirken, sosyal bilgiler dersini tamamen seviyorsunuz.
Ancak arada bir “Gerçekten bir sınavda tarihin bu kadar detayına girebilir miyiz?” diye düşünüyorsunuz. Çünkü Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş tarihini hatırlamak bile insanı biraz yoruyor. Neyse ki, sınavda bildiğiniz doğru cevaplar her zaman dönüp size “Tebrikler, başarılısınız” diyor.
KPSS ÖABT Hangi Dersler? Aslında Bu Soruyu Hep Sormak İstiyorum
Düşüncelere dalıp “KPSS ÖABT hangi dersler var?” sorusunun cevabını bir daha kendime sordum. Her şey bir anda karmaşıklaşabiliyor. Ama şunu biliyorum ki, sınav sadece bir kağıt parçasından ibaret değil. Hayatta her zaman karşımıza çıkacak zorluklar, KPSS ÖABT’nin bize sunduğu derslerden daha fazla olacak. Bu nedenle, her ders birer küçük yaşam dersidir.
İzmir’de güne başlarken, sokaklar biraz karışıktı, ama içimde bu sınavı geçeceğime dair çok sağlam bir inanç vardı. Bazen gülmek, bazen de derslere odaklanmak gerekiyor. Ama her zaman “Bu kadar dersle başa çıkabilirim” demek de gerekiyor. Çünkü bu dersler, sadece sınav değil, bizim geleceğimize dair ipuçları veriyor. Eğer KPSS ÖABT’yi geçebilirsem, başka her şeyin de üstesinden gelirim, diye düşündüm.
Evet, belki bu sınav zor, ama her şeyin sonunda bir güler yüz var. Hem kim demiş hayatın zor olduğunu? Gülüp geçersek, her şey biraz daha kolaylaşır, değil mi?