İçeriğe geç

Etiket: de

Kürtçe isim yasak mı ?

Kürtçe isim yasak mı? Tartışmayı Dürüstçe Açalım Değerli ziyaretçiler, Bosieboo ekibi bu yazısında “Kürtçe isim yasak mı” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. Bu konuya girerken en baştan net olayım: “Kürtçe isim yasak mı?” sorusu tek cümlelik bir evet-hayır cevabıyla geçiştirilecek kadar basit değil. Ama internetin alışkanlığı malum; ya tamamen “yasak yok kardeşim” deniyor ya da “her şey yasaktı zaten” gibi dramatik bir tablo çiziliyor. İkisi de eksik. Ben İzmir’de yaşayan, sosyal medyada bol bol tartışma kovalayan biriyim. Ve açık söyleyeyim, bu konu her açıldığında aynı döngüye girip çıkıyoruz: biri geçmişi büyütüyor, biri bugünü parlatıyor, gerçek ise ortada bir yerde sessizce duruyor.…

Yorum Bırak

Hukuksal işlemin türleri nelerdir ?

Hukuksal İşlemin Türleri Nelerdir? Felsefi Bir Yaklaşım Filozof Bakışıyla Hukuk ve İşlemler Hukuk, toplumsal düzenin temel taşlarını oluşturan bir sistemdir. Bu sistemde yer alan hukuksal işlemler, yalnızca birer prosedür veya kurallar dizisi değil, aynı zamanda insanların etik değerler, bilgi anlayışları ve varlık anlayışlarıyla doğrudan ilişkili derin bir olgudur. Bir hukuk işlemi, sadece pratik bir araç değil, aynı zamanda ontolojik, epistemolojik ve etik bir varoluş şeklidir. Bu nedenle, hukuksal işlemler üzerine düşünürken, yalnızca maddi ve prosedürel boyutlarıyla değil, aynı zamanda bu işlemlerin felsefi temellerini de göz önünde bulundurmak gerekir. Ontolojik Perspektif: Hukuk ve Varlık Ontoloji, varlık bilimidir; yani varlıkların doğasını, temel…

14 Yorum

Haldun Taner hangi hikaye anlayışı ?

Bir Ekonomistin Gözünden: Haldun Taner Hangi Hikâye Anlayışı? Ekonomide her karar bir tercihtir; her tercih, başka bir imkânın kaybıdır. Kaynakların sınırlılığı, insan davranışını olduğu kadar sanatın biçimlerini de şekillendirir. Bir ekonomist, piyasadaki dengeyi anlamaya çalışırken; bir yazar, insanın içsel dengesini kavramaya çalışır. Haldun Taner de bu dengeyi en iyi kuran yazarlardan biridir. Onun hikâye anlayışı, tıpkı bir ekonomik model gibi; kaynakları, değerleri ve sonuçları analiz eder. Peki, Haldun Taner hangi hikâye anlayışı içinde değerlendirilebilir ve bu anlayış, ekonomik bir bakışla nasıl okunabilir? Hikâyede “Kaynak” Kavramı: Zaman, Duygu ve Gerçeklik Ekonomide “kıt kaynaklar” kavramı, insanın sahip olduklarını en verimli biçimde kullanma…

6 Yorum

Zina mı daha büyük günah gıybet mi ?

Zina mı Daha Büyük Günah, Gıybet mi? Toplumsal Normlar ve Güç İlişkileri Üzerine Bir İnceleme Siyaset bilimi, güç ilişkilerini, toplumsal yapıları ve bireylerin bu yapı içerisindeki rollerini anlamaya çalışan bir disiplindir. Her toplum, ahlaki değerler ve normlar etrafında şekillenir ve bu normlar, bireylerin yaşamlarını yönlendiren kurallar olarak işlev görür. Toplumsal düzenin sağlanmasında, ahlaki normlar kadar, bu normların iktidar ilişkileriyle nasıl şekillendiği de büyük bir rol oynar. Zina ve gıybet gibi kavramlar, birçok kültürde ve inanç sisteminde günah olarak kabul edilir. Ancak, bu kavramlar üzerindeki toplumsal algılar, bireylerin toplumsal rollerine, güç ilişkilerine ve toplumsal cinsiyet normlarına göre değişiklik gösterir. Peki, zina…

6 Yorum

Peygamberimiz giyiminde nelere dikkat ederdi ?

Peygamberimiz Giyiminde Nelere Dikkat Ederdi? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimelerin gücü, insanın yüreğine dokunan, ruhunu okşayan bir etkiye sahiptir. Her sözcük, her cümle, bir hikaye anlatır ve bir anlam taşır. Aynı şekilde, bir kişinin giydiği kıyafet de onun kimliğini, değerlerini ve iç dünyasını yansıtan derin bir anlatıdır. Edebiyatçılar, her şeyin bir anlam taşıdığı dünyamızda, insanın dış görünüşünü, davranışlarını ve seçimlerini inceleyerek daha büyük anlamlar ararlar. Peygamberimizin giyimi de işte tam bu noktada, derin bir anlatı, bir kültürel ve manevi metin gibi karşımıza çıkar. O, giyiminde gösterdiği sadelik, tevazuu ve ahlaki değerlerle, sadece toplumuna değil, tüm insanlığa örnek olmuştur. Peki, Peygamberimizin…

8 Yorum

Kızıldere köyü Alevi mi ?

Kızıldere Köyü Alevi mi? Kimlik, İnanç ve Varlık Üzerine Felsefi Bir Düşünme Denemesi Bir Filozofun Penceresinden: Kimliğin Rengi, İnancın Sessizliği Bir filozofun ilk sorusu her zaman “ne” değil, “nasıl” olur. Kızıldere köyü Alevi mi? sorusu da tam olarak bu yüzden bir kimlik sorusu değil, bir varlık ve anlam sorusudur. Çünkü bir yerin Alevi olup olmaması, yalnızca demografik bir bilgi değildir; etik bir duruşu, ontolojik bir kökü ve epistemolojik bir sorgulamayı içerir. Bir köyün kimliği, orada yaşayan insanların inanç biçimlerinden çok, o inancın yaşama biçimlerine nasıl yansıdığıyla ilgilidir. Dolayısıyla mesele, “Kızıldere’de kimler yaşıyor?” değil; “Kızıldere neyi yaşıyor, neyi hatırlıyor, neye inanıyor?”…

6 Yorum

Japonya’da hala samuray var mı ?

Bazen bir hikâye, sadece bir ülkenin değil, insanın iç dünyasının da aynası olur. Bugün sana anlatacağım hikâye, uzak bir diyarın –Japonya’nın– yüzyıllar ötesinden bugüne sızan sessiz bir yankısıdır. Bu yazıyı, bir dost mektubu gibi, bir fincan yeşil çayın buğusu altında paylaşmak istiyorum seninle… Japonya’da Hâlâ Samuray Var mı? Bir Kadın, Bir Erkek ve Bir Efsanenin Ardından Tokyo’nun sisli sabahlarından birinde, Haruto adında genç bir adam elinde paslı bir kılıçla eski bir tapınağa yürüyordu. Yanında, gazeteci olan Aiko vardı; dünyayı duygularla okuyan, her insanın hikâyesinde bir anlam arayan bir kadındı. İkisi de aynı sorunun peşindeydi: “Japonya’da hâlâ samuray var mı?” Haruto’nun…

14 Yorum

Gözyaşı bezleri nelerdir ?

Gözyaşı Bezleri Nedir? Edebiyatın Duygusal Anatomisinde Bir Yolculuk Bir Edebiyatçının Gözünden: Kelimelerin Ağladığı Yer Kelimelerin de gözleri var mıdır, sizce? Her biri bir hikâyeye, bir yorgun kalbe dokunur; bazen bir dizede, bazen bir suskunlukta gözyaşına dönüşür. Bir yazar olarak, her satırda bir damla insanlığın izini ararım. Gözyaşı, bana göre yalnızca bir bedensel salgı değil, dilin ve duygunun en saf kesişim noktasıdır. İşte bu yüzden gözyaşı bezlerini anlatmak, bir biyoloji dersi değil, insanın içsel edebiyatına yapılan bir yolculuktur. Gözyaşı Bezleri: Bedenin En Şiirsel Organı Tıpta gözyaşı bezleri (lakrimal bezler), gözün üst dış kısmında yer alan, gözyaşını üreten yapılardır. Ancak edebiyatın penceresinden…

10 Yorum

Gözetmenin görevi nedir ?

Gözetmenin Görevi Nedir? Gücün Gözleri, İktidarın Sessiz Tanıkları Bir siyaset bilimci olarak, güç ilişkilerinin görünmeyen damarlarında dolaşırken şu soruya sıkça dönerim: Kim kime bakıyor, kim kimi gözetliyor? Toplumsal düzen, çoğu zaman iktidarın açık emirlerinden değil, görünmez bakışların sürekliliğinden doğar. Gözetmen, işte bu düzenin hem bekçisi hem de üreticisidir. Ama bu “gözetleme” yalnızca kamera lenslerinden ibaret değildir; siyasal bir işlev, ideolojik bir denetim biçimidir. Peki, gözetmenin görevi tam olarak nedir? Gözetim ve İktidarın İncelikli Dansı Gözetmen, Michel Foucault’nun Panoptikon kavramında olduğu gibi, iktidarın merkezdeki gözü değil, çevredeki çoklu bakışları temsil eder. İktidar artık sadece emir veren değil, gözetleyen, kayıt tutan ve…

6 Yorum

Görüşüne ne demek ?

Kelimelerin Gücü, Anlamın Katmanları: “Görüşüne Ne Demek?” Üzerine Edebi Bir Yolculuk Kelimeler, insanın dünyayı kavrama biçimidir. Onlar aracılığıyla düşünür, hisseder, sever, kederleniriz. Bir edebiyatçı için her kelime, bir evrendir; her anlam, bir ruh hâlinin yankısı. “Görüşüne” gibi sade bir kelime bile, yüzeyin altında felsefi ve estetik katmanlar barındırır. Çünkü dil, yalnızca iletişim değil, aynı zamanda varoluşun edebi sahnesidir. Bu yazıda “Görüşüne ne demek?” sorusunu yalnızca dilbilgisel bir açıklama olarak değil, edebiyatın anlam örgüsü içinde, bakış, algı, ve özne kavramları etrafında çözümleyeceğiz. Çünkü bazen bir kelime, bir roman kadar derindir. — Görüşüne Ne Demek? Dilsel ve Kavramsal Katman Türk Dil Kurumu’na…

6 Yorum
şişli escort
Sitemap
https://piabellaguncel.com/