Kürtçe isim yasak mı? Tartışmayı Dürüstçe Açalım Değerli ziyaretçiler, Bosieboo ekibi bu yazısında “Kürtçe isim yasak mı” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. Bu konuya girerken en baştan net olayım: “Kürtçe isim yasak mı?” sorusu tek cümlelik bir evet-hayır cevabıyla geçiştirilecek kadar basit değil. Ama internetin alışkanlığı malum; ya tamamen “yasak yok kardeşim” deniyor ya da “her şey yasaktı zaten” gibi dramatik bir tablo çiziliyor. İkisi de eksik. Ben İzmir’de yaşayan, sosyal medyada bol bol tartışma kovalayan biriyim. Ve açık söyleyeyim, bu konu her açıldığında aynı döngüye girip çıkıyoruz: biri geçmişi büyütüyor, biri bugünü parlatıyor, gerçek ise ortada bir yerde sessizce duruyor.…
Yorum BırakEtiket: de
Canım Kelimesi Nereden Gelir? Bir Tarihçinin Gözünden Geçmişi Anlamaya ve Günümüzle Bağ Kurmaya Çalışan Bir Tarihçinin Samimi Girişi Dil, toplumların kültürel kimliğini ve tarihsel süreçlerini en iyi şekilde yansıtan unsurlardan biridir. Bir kelimenin kökenine inmek, yalnızca o kelimenin tarihsel yolculuğunu anlamakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal değişimleri, kırılma noktalarını ve insanların zaman içindeki düşünsel evrimini de gözler önüne serer. “Canım” kelimesi de, dilimizde sıkça kullandığımız ama kökeni hakkında çok fazla bilgi sahibi olmadığımız bir kelime. Bugün “canım” dediğimizde, bu kelimenin ardında çok derin bir anlam ve tarihsel bağlar yatıyor. Peki, “canım” kelimesi nereden gelir? Bu yazıda, kelimenin kökenini, tarihsel bağlamını ve…
6 Yorum2. El Üründe İade Olur Mu? Bir Umut ve Hayal Kırıklığının Hikâyesi İlk Kez Olan Bir Şey Kayseri’de bir gün, sabah işe gitmeden önce bir süre dolaşmak istedim. Şehirdeki o eski, nostaljik atmosferi seviyorum. Birkaç sokak ilerisinde küçük bir ikinci el dükkanı var. Genellikle antikacılardan bir şeyler almak, geçmişe yolculuk yapabilmek için girip bakarım. O sabah da öyle oldu. Kapıdan içeri adımımı attığımda, o bilindik koku hemen burnuma geldi: toprak, eski kitaplar, bir zamanlar birinin sahip olduğu ama artık başkalarına ait olacak eşyaların kokusu. Kafamda beliren düşüncelere kendimi kaptırdım. “Bir şeyler almalı mıyım?” diye düşündüm. O an gözüm, vitrin rafında…
13 YorumHalamın Ne Demek? Tarihsel Bir Analiz Geçmişi anlamaya çalışmak, sadece eski olayları öğrenmek değil, aynı zamanda bugünün dünyasıyla paralellikler kurarak, toplumların nasıl şekillendiğini anlamaktır. Her kelime, her kavram, insanlık tarihinin bir parçasıdır. Bugün çoğumuzun doğal olarak kullandığı kelimeler, aslında uzun tarihsel süreçlerin ve kültürel evrimlerin bir yansımasıdır. “Halam” kelimesi de böyle bir kelimedir. Birçok kültürde aile ilişkileri, toplumsal yapının temel taşlarından biri olmuştur. Ancak bu basit gibi görünen terimin ardında derin bir tarihsel geçmiş yatmaktadır. Gelin, “halam” kelimesini tarihsel süreçler, toplumsal dönüşümler ve kırılma noktaları üzerinden inceleyelim. Halam: Aile İlişkileri ve Sosyal Yapı Türkçe’de “halam” kelimesi, annenin kız kardeşi anlamına…
7 YorumFârâbî Hangi Görüşü Savunur? Tarihsel Bir Analiz Geçmiş, her zaman geleceğin yansımasıdır. İnsanlık tarihi, her dönemin kendi içindeki büyük düşünürleri, bilim insanları ve filozoflarıyla şekillenir. Ancak geçmişi anlamak, sadece o dönemin sınırları içinde kalmaktan öte, bugüne ışık tutmak için de kritik bir yolculuktur. Fârâbî, Orta Çağ İslam dünyasında büyük bir düşünür olarak iz bırakmış ve günümüze kadar uzanan felsefi fikirleriyle, hem kendi zamanını hem de sonraki nesilleri derinden etkilemiştir. Peki, Fârâbî hangi görüşü savunur? Onun felsefi duruşu, tarihsel süreçlerle nasıl bir ilişki içindedir? Fârâbî’nin düşüncelerini anlamak, sadece felsefi bir kavramın çözümlemesi değil, aynı zamanda tarihsel kırılma noktalarını ve toplumsal dönüşümleri…
7 Yorumİnci Satıldı Mı? Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektifinden Bir Felsefi İnceleme Felsefe, her zaman sorular sormakla başlar. Tıpkı bir aynada kendini sorgulayan bir birey gibi, insanlık da sürekli olarak dünya, değerler ve varlık hakkında derin düşünceler içine girer. Biraz da bunun için, “İnci satıldı mı?” sorusu basit bir ticari sorgulamanın ötesine geçer. Bu soru, değer, sahiplik ve varlık anlayışımızı, hatta ahlaki ve epistemolojik sınırlarımızı sorgulayan bir kapı aralar. Tıpkı antik Yunan’dan bu yana filozofların varlığın anlamı ve değer üzerine yaptığı sorgulamalar gibi, inciyi bir meta olarak görmek, belki de daha büyük bir ontolojik sorgulamanın başlangıcıdır. İnci ve Değer: Etik Perspektifinden…
12 YorumElektronik İmza (e‑İmza) Uygulaması Nasıl Çalışır? Tarihsel Arka Plan İnsanlık iletişimin ve belgelemenin erken dönemlerinden beri bir belgeyi bir kimsenin onayladığını ya da belgeyi hazırladığını gösterecek bir işarete ihtiyaç duymuştur. Geleneksel el yazısı imza, bu ihtiyaca yanıt verirken; elektronik ortamın yaygınlaşmasıyla birlikte “e‑imza” adı verilen yeni bir imza biçimi önem kazandı. Bu bağlamda hangi adımlar yaşanmıştır? Öncelikle, imzanın temel kriterleri şöyle sıralanabilir: imzanın taklit edilemez olması, imzalanan belgenin değiştirilmemiş olması, imzayı atan kişinin belgeye bağlanmış olması gibi. [1] Türkiye özelinde ise şu gelişmeler öne çıkar: 2001’de başlayan çalışmalar, ardından 15 Ocak 2004 tarihinde 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu TBMM’de kabul…
3 YorumDevrimcilik ve İnkılapçılık: Edebiyatın Dönüştürücü Gücünden Bir Bakış Bir Edebiyatçının Girişi Kelimenin gücü, insan ruhunun en derin köşelerine ulaşabilen bir silahtır. Bir kelime, bir hikaye, bir roman — tüm bunlar sadece dilin bir yansıması değil, toplumsal dönüşümün, içsel arayışların ve değişimin de sesidir. Edebiyatın gücü, bir anlatının yaratabileceği devrimlerde ve inkılâplarda yatar. Peki, devrimcilik ve inkılapçılık aynı mı? Bu soruya edebi bir gözle yaklaşmak, kelimelerin, karakterlerin ve temaların ışığında bir keşfe çıkmak demektir. Bu iki kavramı incelemek, yalnızca toplumsal yapıyı değil, insan ruhunun dönüşümünü anlamaya da hizmet eder. Her iki terim de toplumsal bir değişim arayışını işaret etse de, edebiyat…
14 YorumHukuksal İşlemin Türleri Nelerdir? Felsefi Bir Yaklaşım Filozof Bakışıyla Hukuk ve İşlemler Hukuk, toplumsal düzenin temel taşlarını oluşturan bir sistemdir. Bu sistemde yer alan hukuksal işlemler, yalnızca birer prosedür veya kurallar dizisi değil, aynı zamanda insanların etik değerler, bilgi anlayışları ve varlık anlayışlarıyla doğrudan ilişkili derin bir olgudur. Bir hukuk işlemi, sadece pratik bir araç değil, aynı zamanda ontolojik, epistemolojik ve etik bir varoluş şeklidir. Bu nedenle, hukuksal işlemler üzerine düşünürken, yalnızca maddi ve prosedürel boyutlarıyla değil, aynı zamanda bu işlemlerin felsefi temellerini de göz önünde bulundurmak gerekir. Ontolojik Perspektif: Hukuk ve Varlık Ontoloji, varlık bilimidir; yani varlıkların doğasını, temel…
14 YorumBir Ekonomistin Gözünden: Haldun Taner Hangi Hikâye Anlayışı? Ekonomide her karar bir tercihtir; her tercih, başka bir imkânın kaybıdır. Kaynakların sınırlılığı, insan davranışını olduğu kadar sanatın biçimlerini de şekillendirir. Bir ekonomist, piyasadaki dengeyi anlamaya çalışırken; bir yazar, insanın içsel dengesini kavramaya çalışır. Haldun Taner de bu dengeyi en iyi kuran yazarlardan biridir. Onun hikâye anlayışı, tıpkı bir ekonomik model gibi; kaynakları, değerleri ve sonuçları analiz eder. Peki, Haldun Taner hangi hikâye anlayışı içinde değerlendirilebilir ve bu anlayış, ekonomik bir bakışla nasıl okunabilir? Hikâyede “Kaynak” Kavramı: Zaman, Duygu ve Gerçeklik Ekonomide “kıt kaynaklar” kavramı, insanın sahip olduklarını en verimli biçimde kullanma…
6 Yorum