m(ABC) ne anlama gelir? İzmir’de bir kahve molasında başlayan küçük bir “geometri krizi”
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Günümün yarısı “çok ciddiyim ben ya” modunda, diğer yarısı ise Karşıyaka vapurunda martılara bakıp hayatı fazla düşünüyorum şeklinde geçiyor. Ama geçen gün öyle bir şey oldu ki, lise yıllarımı aniden burnumun direği sızlayarak hatırladım.
Bir arkadaşım mesaj attı:
“kanka m(ABC) ne anlama gelir ya, çok karıştı kafam”
Ben de otomatik olarak düşündüm:
“Tamam, bu iş yine lise travması tetikledi.”
Çünkü m(ABC) ne anlama gelir? sorusu aslında masum bir matematik sorusu gibi görünse de, içinde gizli bir “ben bunu neden öğrenmiştim ki?” isyanı barındırıyor.
m(ABC) ne anlama gelir? Basit ama insanı terleten tanım
Şimdi olayı netleştirelim ama sıkıcı olmadan.
m(ABC), geometride genellikle ∠ABC açısının ölçüsü anlamına gelir.
Yani:
A, B, C noktaları var
B noktası köşe (zirve)
m(ABC) = B açısının ölçüsü
Ama bunu lise kitabında okurken beynim şöyle çalışıyordu:
“Tamam A, B, C… Harfler güzel… ama neden B’nin üstüne oturduk şimdi?”
Öğretmen tahtaya yazardı:
m(ABC) = 50°
Ben deftere bakardım, sonra pencereden dışarı… İzmir güneşi… palmiyeler… ve iç ses:
“Ben burada ne yapıyorum?”
İzmir sıcağında geometri: Konsantrasyonun doğal düşmanı
İzmir’de yazın matematik çalışmak ayrı bir disiplin.
Karşıyaka’da oturuyorsan ve cam açıksa, dışarıdan gelen sesler şunlar olur:
Simitçi “simitçiii!” diye bağırır
Martılar kendi aralarında ekonomik kriz tartışıyormuş gibi çığlık atar
Bir scooter geçer, sanki Formül 1 aracı
Sen de o sırada deftere şunu yazıyorsun:
m(ABC) = ?
Ve beynin:
“Abi ben bu hayatı seçmedim.”
Bir gün arkadaşla Bostanlı’da oturuyoruz. O da sınava çalışıyor. Kitabı açtı, baktı ve dedi ki:
— “Bu m(ABC ne ya? FBI şifresi gibi.”
Ben de ciddi ciddi cevap verdim:
— “Yok kanka, FBI olsa daha anlaşılırdı.”
m(ABC) ne anlama gelir? Aslında bir açının kimlik kartı
Biraz toparlayalım ama yine sıkmadan.
Geometride açılar genelde üç harfle gösterilir. Mesela ABC açısı:
B noktası köşedir
A ve C ise kolları belirler
m(ABC) ise o açının ölçüsüdür
Yani aslında çok basit:
“B noktasındaki açının kaç derece olduğu”
Ama matematik bunu öyle bir paketliyor ki, insan sanki uzay üssü koordinatı çözüyor gibi hissediyor.
Ben lise döneminde bunu ilk öğrendiğimde şunu yazmışım deftere (hala duruyor):
“m(ABC) = B açısının büyüklüğü (galiba…)”
Parantez içi bile güven vermiyor.
Sınıfta yaşanan klasik sahne: “Anladık mı?” tuzağı
Matematik öğretmeni:
— “Çocuklar m(ABC ne anlama gelir?”
Sınıf:
Sessizlik.
Bir kişi:
— “Hocam… şey… B açısı mı?”
Öğretmen:
— “Evet ama tam olarak?”
Ben içimden:
“Abi tam olarak ne? Uzay-zaman eğriliği mi anlatıyoruz?”
O an anladığım tek şey şuydu:
Matematikte en tehlikeli cümle “tam olarak” kelimesi.
m(ABC) ne anlama gelir? Günlük hayatta karşılığı var mı?
Şimdi işin eğlenceli kısmına gelelim.
Ben ekonomi okumuş biriyim. Şu an veriyle uğraşıyorum. Ama inanın bana, veri analizinde bile bazen “bu ne ya m(ABC) gibi” dediğim durumlar oluyor.
Mesela Excel’de 12 tane formül iç içe girince:
“Bu artık geometri değil, Marvel evreni”
Ama sonra fark ettim ki aslında m(ABC gibi kavramlar günlük hayatta bile var.
1. Kapı açısı = ABC açısı
Evde mutfak kapısını açıyorsun.
Kapı 45 derece açık.
Beyninde otomatik:
“m(ABC = 45°”
Ama tabii bunu söylemiyorsun, çünkü söyleyince ev arkadaşın sana “normal misin?” bakışı atıyor.
2. Kafelerde masa açısı
İzmir’de kafeye gittiğinde masa seçmek bile geometri.
Güneş geliyor mu?
Gölge var mı?
Açı uygun mu?
Bir masa seçiyorsun:
“Bu m(ABC tam ideal”
Yan masadaki çift sana bakıyor:
“Bu ne anlatıyor acaba?”
Ben de içimden:
“Abi ben de bilmiyorum, matematik travması işte.”
3. Fotoğraf çekme açısı
Telefonla fotoğraf çekerken:
— “Biraz sola dön”
— “Çok oldu geri al”
— “Hayır o açı değil”
Aslında yapılan şey:
m(ABC ne anlama gelir sorusunun sosyal medya versiyonu.
m(ABC ne anlama gelir? Beynimizin yanlış anlamaya programlı hali
Benim lise yıllarımda en büyük problem şuymuş:
Matematik aslında basit, ama dili garip.
“m(ABC” yazıyorsun ama beynin bunu şöyle okuyor:
“gizemli üçlü yapı + bilinmeyen operasyon + muhtemel stres”
Oysa gerçek:
Sadece bir açının ölçüsü.
Ama insan beyni dramatize etmeyi seviyor.
Arkadaş grubumuzda biri matematikten bahsedince diğer arkadaş hemen derdi:
— “Bunu gerçek hayatta nerede kullanacağız?”
Ve ben de artık otomatik cevap veriyorum:
— “Kapı açarken bile kullanıyorsun, farkında değilsin.”
İç ses: “Ben bu soruyu çözerim… galiba”
Geometri sınavında bir soru:
“m(ABC = ?”
Ben:
Kalem elimde.
Defter açık.
Beyin:
“Abi biz bu konuyu geçen hafta anlamamıştık zaten.”
Ama yine de çözmeye çalışıyorum.
O an iç ses:
“Bak şimdi üçgen çiz, sonra… yok ya bu başka soruydu galiba”
Sonra en klasik hareket:
Cevap şıkları üzerinden gitmek.
m(ABC ne anlama gelir? Arkadaş grubu yorumları
Bir keresinde sahilde oturuyoruz. Arkadaşlardan biri sınava çalışıyor.
Telefonu kaldırdı:
— “Kanka m(ABC ne demek ya?”
Diğer arkadaş:
— “Abi bu FBI kodu mu?”
Ben:
— “Hayır, üçgenin köşesi.”
Sessizlik.
Sonra biri:
— “Üçgenlerin bile dramı var yani…”
Ve o an hepimiz kabul ettik:
Matematik aslında biraz drama dizisi.
“ABC üçgeni” neden bu kadar popüler?
Çünkü geometride en temel yapı üçgen.
Ve üçgen:
Stabil
Basit
Her yerde var
Ama iş m(ABC’ye gelince, olay kişiselleşiyor.
Artık “bir şekil” değil:
“bir açının hikâyesi”
İzmir’de Kordon’da yürürken bile üçgen görüyorum artık.
Bir banka oturuyorum:
“Bu oturuş açısı m(ABC = 90° gibi”
Yanımdan geçen biri:
“Bu çocuk kesin yorgun”
Haklı.
m(ABC ne anlama gelir? Neden unutulmuyor?
Şunu fark ettim:
İnsan zor öğrendiği şeyleri unutmuyor.
m(ABC de onlardan biri.
Çünkü:
İlk başta karmaşık geliyor
Sonra basit olduğu anlaşılıyor
Ama o kafa karışıklığı kalıyor
Ben hâlâ bazen boş boş düşünürken beynimden şu geçiyor:
“m(ABC neydi ya…”
Sonra gülüyorum kendime.
Çünkü artık biliyorum.
Ama yine de içimde bir lise öğrencisi varmış gibi hissediyorum.
İzmir’de akşam: Matematikle barışma anı
Bir akşam Karşıyaka sahilde yürürken denize baktım.
Güneş batıyor.
İnsanlar yürüyüş yapıyor.
Bir çift fotoğraf çekiyor.
Ve ben düşündüm:
“Bu açı ne acaba?”
Sonra güldüm.
Çünkü hayatımda ilk defa m(ABC sorusunu ciddiye almıyordum.
Sadece izliyordum.
Belki de mesele buydu.
m(ABC ne anlama gelir? sorusu sadece bir formül değil.
Bir bakış açısıydı.
Son bir iç ses: Matematik aslında biraz hayat gibi
Bazen karmaşık geliyor.
Bazen basit.
Bazen yanlış anlıyoruz.
Bazen tekrar öğreniyoruz.
m(ABC de öyle.
Bir açının ölçüsü gibi basit bir şey aslında.
Ama insanın zihninde kocaman bir hikâyeye dönüşebiliyor.
Ben hâlâ İzmir’de bir kafede otururken, önümdeki masanın açısına bakıp gülüyorum.
Çünkü artık biliyorum:
Her şey biraz ABC açısı gibi.
Bir köşe var.
İki kol var.
Ve biz sadece ölçüyü anlamaya çalışıyoruz.