Gett Back Güvenli Mi?
Kayseri’nin Sakin Sokaklarında Bir Gün
Yıl 2023, yazın sonları. Kayseri’nin o sessiz sokaklarında yürürken, bir yandan aklımda sorular dönüp duruyordu: “Gett Back güvenli mi?” Bunu soran birinin, kim olduğunu, nerede yaşadığını ya da ne yaşadığını bilmeden bu yazıyı okuyan birinin, kendimi anlatmam gereken bir hikayeye dönüşeceğini hissediyordum. Ama bu hikaye o kadar doğal, o kadar samimi olacak ki, siz de beni anında hissedeceksiniz.
Birçok soruyla kapalı bir dönemin sonlarına yaklaşırken, her şeyin daha farklı olabileceği umutlarını taşırken, internetin güvenliği konusunda duyduğum kaygılar bir anda içimi kemirmeye başladı. Gett Back hakkında duyduğum ilk şey, bir arkadaşımın “Bence hiç güvenli değil” demesi olmuştu. Yavaşça ilerleyen zamanlarda bununla ilgili pek çok farklı yorum duydum. Kimi insanlar “Kesinlikle güvenlidir, başka bir şey kullanma,” derken, diğerleri “Aman, dikkatli ol, kimseyi tanımıyorsun,” diyordu. İçimde bu iki zıt görüşün getirdiği karmaşa her geçen gün biraz daha büyüdü.
Heyecan ve Kaygı Arasında
Bir gün, saat akşam yediye doğru, bilgisayarımı açtım. Birkaç tane arkadaşım WhatsApp’tan bana mesaj atmıştı: “Gel, Gett Back’te buluşalım.” İçimde bir heyecan vardı ama bir o kadar da kaygı. Geçmişte ne kadar güvensiz olabilecek bir dünya olduğuna dair çok şey okumuş ve duymuştum. Ama arkadaşlarımın tavsiyeleri ağır basıyordu. Ne yapmalıydım?
Ekranda parlak renkler, hareketli butonlar ve büyük bir “Katıl” düğmesi vardı. Parlak renkler biraz da zihnimi kaybettirmişti, aslında bir içsel çatışma vardı. Kalbim atıyordu ama aklımda şüpheler yer ediyordu. “Ya başıma bir şey gelirse?” diye düşündüm. Bunu kendime söylesem de, kalbim bir başka yerdeydi. Kayseri’nin soğuk rüzgarı bile içimi bir nebze soğutamamıştı. Hızla parmaklarımı klavyenin üzerinde hareket ettirerek “Katıl” butonuna tıkladım.
Bunu yaptıktan sonra hissettiklerimi size anlatmam zor. Bir yandan “İyi ki yaptım!” diyordum, ama bir yandan da “Neden bu kadar acele ettim?” diye sorguluyordum. Ya bir hata yaparsam? Ya gerçekten güvenli değilse? Her şey çok hızlı gelişmişti. Ne olduğunu anlayamadan bir video görüşmesinin içinde buldum kendimi. Hızla heyecanım arttı ama aynı hızla kaygılarım da.
Güven Mi? Güvenli Olmayan Bir Dünyada Neredeyiz?
Görüşmeyi başlatırken, karşımdaki kişilerin tanımadığım insanlardan oluştuğunu fark ettim. Bu, bu kadar anonim bir platformda insanları görmek, beni gerçekten rahatsız etmişti. Tabii, dışarıdan bakıldığında bir tür “özgürlük” gibi görünüyor ama derinlerde bir yerde hissettiğiniz kaygı, asla unutulmaz. Onlara güvenebilir miyim? Gerçekten söyledikleri gibi insanlar mı? Ama gözlerimdeki bir parlaklık var. Bu, herkesin deneyimlediği bir heyecan. Yeni bir şeyler denemek. Yeni bir başlangıç. Ama acaba bu ne kadar güvenli?
Bir an, kendimi yalnız hissettim. Kayseri’nin sakin sokaklarından bu dijital dünyanın karmaşasına atılmak biraz fazla oldu. Herkesin birbirini tanımadığı, anonim olduğu, kimsenin kimseyi gerçekten bilemediği bu platformda insanlar neden bu kadar rahat olabiliyorlardı? Bir yanda kaygılarım, bir yanda arkadaşlarımın bana “Bir sorun yok, güvenli” dediği o sözcükler. Hangisi doğru? Ne olacağına karar veremiyorum.
Bir noktada bir arkadaşımın söyledikleriyle biraz daha rahatladım: “Herkesin her şeyin güvenli olduğunu düşündüğü bu platformda, kimse seni bilmeden tanıyamaz. Merak etme.” Ama bu, bana çok güvenli bir his vermemişti. Çünkü güven, çok daha fazlasını gerektiriyordu.
Güvenli Mi? İşte O An!
Bir yandan teknolojinin bize sunduğu imkanlardan faydalanıyoruz, bir yandan da bununla birlikte bir yığın soru geliyor. “Gett Back güvenli mi?” diye soran herkes gibi ben de kendimi sorguladım. Güvenli olduğunu söyleyen insanlar, bazen sadece iyi niyetli insanlar olabilir. Ama ya olmayanlar? Ya kötü niyetli olanlar? Gerçekten herkes bu kadar masum mu?
O kadar çok insan var ki, gerçekten kimseyi tanımıyoruz. Bu, bir sokak köşesinde biriyle tanışmak gibidir; o kişiyi tanımadan oraya güvenip girmek, arada kurduğun bağın ne kadar güçlü olduğunu anlamadan riske atmak… Hepsi aynı. İşte, dijital dünyada da güvenin kaybolduğu o anı yaşadım.
Bir an, belki de Gett Back’te kalıp devam edebilirdim. Ama o an, içimdeki bir ses bana durmam gerektiğini söylüyordu. Bu sadece bir kez daha benim ruhumun, güven duygusunun ne kadar kırılgan olduğuna dair bir hatırlatma oldu. O an, sadece çıkıp yürümek istedim. Kayseri sokaklarında yürümek, düşüncelerimi toplamak… Her şeyin hızla dönmesinden, dünyaların hızla değişmesinden yoruldum.
Sonuçta: Güvenli Mi?
Bundan sonra ne mi oldu? Gett Back’ten çıktım ve birkaç gün boyunca oraya girmedim. Kendimi biraz daha huzurlu hissettim. Evet, teknolojinin sunduğu imkanlar, bazen insanlar için harika fırsatlar yaratabilir. Ama o güveni bir yere kadar inşa edebilirim. Yani evet, her şeyin mükemmel olduğunu kimse söyleyemez. Ama her şeyin kötü olacağını da… Hepimiz dijital dünyada kaybolduğumuzu düşünsek de, her zaman bir adım geri atıp, güvenliğimiz konusunda dikkatli olmamız gerektiğini hatırlamalıyız. Gett Back gibi platformlar, belki gerçekten güvenli olabilir. Ama güvenliğinizin size bağlı olduğunu unutmayın. Ve her zaman, kalbinizi dinlemeyi unutmayın.